Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom’un ana sponsorluğunda ICT Media Yayın Grubu tarafından düzenlenen Teknoloji ve İnovasyon Buluşmaları’nın ilki Çanakkale’de gerçekleştirildi. ‘Dijital Türkiye’ inşasına katkı sağlamak amacıyla 29 Eylül’de düzenlenen toplantıda iş dünyası liderleri teknoloji dönüşüm deneyimlerini paylaştı. Akıllı Ulaşım ve Üretim, IoT ve Dijital Dönüşüm, Siber Güvenlik, Bulut Bilişim ve Dijital İş Uygulamaları ve Yapay Zekâ ana başlıklarında Türk Telekom uzmanlarıyla teknokent firmaları ve şirket temsilcileri B2B toplantıları yaptı. Çanakkale’nin yanısara bölge illerden gelen şirketlerin de katıldığı ve gün boyu süren B2B toplantılarında Türk Telekom ile sektör paydaşları muhtemel iş birliği konularını ele aldı.

ICT Media Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Murat Pehlivan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada ICT Media’nın 20 yılı aşkın bir süredir bilgi iletişim sektörüne hitap ettiğini hatırlattı. Türk Telekom ana sponsorluğunda 5 ayrı bölgede Teknoloji ve İnovasyon Buluşmaları gerçekleştirileceğini bildiren Pehlivan, “Sürekli ve hızla değişen iş yaşamında teknolojik fırsatları görebilen, bunların ekonomiye nasıl kazandırılabileceği konusunda projeler geliştiren ve bizzat gerçekleştirilmesi için çalışan her kurum ve kuruluşun destekçisi olmaya çalışıyoruz. ‘Dijital Türkiye’ inşasına katkı sağlamak amacıyla Çanakkale’de başladığımız toplantıların finalini inşallah Ankara’da yapacağız” dedi.

“Etkinlik yeni iş fikirleri için zemin oluşturacak”
Pehlivan’ın ardından kürsüye Türk Telekom Stratejik Müşteriler Satış Direktörü Ahmet Çalık geldi. Çalık, etkinliğin sponsoru olmaktan gurur duyduklarını bildirdi. “Ülkemizi geleceği taşıyacak en önemli adımların, dijitalleşme, teknoloji ve inovasyon olduğunu biliyoruz. İşte tam da bu nedenle inovasyon odaklı bu gibi etkinlikleri destekliyor, ülkemiz ve şirketlerimiz için faydalı yeni iş fikirleri için zemin oluşturacağını düşünüyoruz” diyen Çalık, Türk Telekom olarak kesintisiz iletişim için alt yapı yatırımlarını sürdürdüklerini söyledi. ABD’de yapmış oldukları işbirliği ve ortaklıklar hakkında bilgi veren Çalık, Silikon Vadisi’nde kurmuş oldukları şirketle Türkiye’deki gelişmekte olan startupları dünya pazarlarına çıkardıklarını kaydetti. Çalık şunları söyledi: “Milli kalkınma hareketinin en önemli yapı taşlarından olan yerli ve milli tedarikçileri desteklemek bizim için çok kıymetli. Bir yandan ülke ekonomisine katma değer yaratacak milli kalkınmayı hızlandıracak proje ve ürünler geliştirmeye çalışıyoruz. Diğer yandan Türkiye’de alt yapı, ulaştırma, haberleşme alanlarında tarihe iz bırakacak projelere imza atıyoruz. Yapılan köprüler, tüneller otoyollarla Türkiye dünyada örnek gösterilen ülkeler arasına girdi. Yalnızca bölgesel değil ulusal, dolayısıyla bütünsel kalkınmaya da büyük katkı sağlayacak olan dünyanın yakından takip ettiği çok önemli projelerden biri olan 1915 Çanakkale köprüsü hizmete açıldı. Türk Telekom olarak biz de köprü ve otoyol sistemlerinin yönetileceği komuta kontrol merkezinin Çanakkale ruhuna uygun şekilde tasarlanması, iki veri merkezinin tasarım ve uygulanması, güzergâh boyunca tüm fiber alt yapının çekilmesi ve akıllı ulaşım sistemi bileşenlerinin konumlandırılması konularında projenin önemli paydaşları arasında yer aldık. Bu nedenle Çanakkale’nin bizim açımızdan çok mühim yeri var. Ve bu gurur verici projeye katkı sağlamış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Fiber yatırımlarını arttırıp 5G yolculuğunda Türkiye’yi öncü yapmak istediklerini bildiren Çalık, özellikle üretim, enerji, eğitim, sağlık alanlarına odaklandıklarını bildirdi ve şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknoloji ve inovasyonda üretim üssü olma vizyonuna uygun olarak izlenebilirlik ve verimlilik alanlarında ülkemiz ve sektörümüze katma değer sağlamaya devam edeceğiz.”

“Dijital dönüşüm tüm sektörleri etkiliyor”
Toplantının açılışında Çanakkale Teknopak Genel Müdürü Doç. Dr. Erkan Bil de bir konuşma yaptı. Bil, dünyanın hızla değiştiğini bu değişimin her alanda kendini hissettirdiğini söyledi. Dijital dönüşümün geldiği noktayı istatistiklerle anlatan Bil, Türkiye nüfusununbüyük çoğunluğunundijital kullanıcı haline geldiğine dikkat çekti. Bil, “Bu hızlı dönüşüm her şeyi etkiliyor. Birçok sektörde iş modelleri değişiyor. Otomasyon yaygınlaşıyor. Bu durum iş gücü piyasasını da derinden etkiliyor. Hatta önümüzdeki 10 yılda bugün var olan mesleklerin birçoğunun olmayacağı yerlerine yenilerinin alacağı belirtiliyor. Öte yandan yapay zekâ tüm iş yapma şekillerimizi derinden etkileyebilir. Yapay zekâ tüm sektörlerde önemli değişimleri beraberinde getirecek. Geleneksel iş modelleri ve meslekler köklü değişime uğrayacağı yeni iş model ve mesleklerinin ortaya çıkacağı söyleniyor” dedi. Teknopark eko sisteminin dijital dönüşümün en önemli paydaşları haline geldiğini vurgulayan Erkan Bil, Çanakkale Teknopark hakkında da bilgi verdi. Genç sayılabilecek bir teknopark olduklarını söyleyen Bil şöyle deva etti: “Toplamda 135 bin metrekare açık 10 metre kareyi bulan kapalı alanımız var. Bünyemizde 120’si tamamlanmış 60’ı yürüyen olmak üzeri 180 projeyi barındırıyor, yüzde 97 doluluk oranıyla 4 binin üzerinde Ar-Ge çalışanına ev sahipliği yapıyoruz. Dijital dönüşüm bağlamında Çanakkale Teknopark olarak birçok programı yürütüyoruz. Bu programların bazılarını Türk Telekom’la yürütmek isteriz. Bunlardan en önemlileri Facebook Çanakkale iş istasyonu. Ayrıca prototip geliştirme merkezi, dijital içerik geliştirme merkeziyle dijitalleşme yolunda faaliyet gösterenlere yardımcı oluyoruz. 2019 Sanayi Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de en hızla gelişen teknoparklar arasında ülke birincisi olduk.” Bil, teknopark olarak oyun, animasyon ve çizgi film alanında Türkiye’nin merkezi olmak için çalıştıklarını söyledi.

“Dijitalleşmede yerli ve milli hamle çok önemli”
Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat ise açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Dijitalleşme ve teknolojide milli ve yerli bir hamle çok önemlidir. Yoksa çocuklarımızın beyinlerini başkaları satın alır. Çocuklarımız konuşmaya başladıkları andan itibaren bu farkındalığı oluşturmak zorundayız. Teknolojinin olumlu yönleri gibi olumsuz yönleri de var biz bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak çalışmaları başlatmalıyız. Teknoloji ve inovasyon gibi kavramların toplumun bütün hücrelerini sirayet etmesi için bu ve benzeri toplantıları önemsiyorum. Üniversitemizde de büyük hamleler başlattık. Öğrencilerimiz öğretim üyelerimiz çok önemli buluşlara imza atıyorlar. Rektör olarak özellikle gençlerimizin başta TÜBİTAK projeleri olmak üzere Avrupa Birliği projelerine girmelerini çok önemsiyorum.”

Dijital Dönüşüm Şimdi Başlamadı, Yarın Bitmeyecek!
Açılış konuşmalarının ardından Türk Telekom Ürün ve Servis Yönetimi Direktörü Fatih Türkoğlu “Dijital Dönüşüm Şimdi Başlamadı, Yarın Bitmeyecek!” başlıklı bir sunum yaptı. Dijitalleşmenin müzikten sanata, tarihten tarıma herkesin hayatında önemli yer etmeye başladığına dikkat çeken Türkoğlu, “Türk Telekom ailesi olarak bu dönüşüme liderlik etmekten gurur duyuyoruz” dedi. İnternetin dijitalleşmeyi inanılmaz bir şekilde hızlandırdığını belirten Türkoğlu, “Türkiye’de neredeyse herkes bir mobil abonesi. 10 kişinin 9’u cep telefonu abonesi. Kullanılan internetteki data 10/11 kat artmış durumda. Kullanıcıların teknoloji adaptasyonu değişirken bunların kurumların hayatına yansıması elbette şüphesiz. Dolayısıyla baktığımızda kurumlar için insanların davranışlıları değişirken müşteri deneyimi daha fazla değişmeye başladı. Şirketler kişileri tanımak için veri analitiğine çok daha fazla dikkat etmeye başladı. Yüksek hızlı internet, 5G, siber güvenlik, bulut dönüşüm, robot teknolojileri yapay zekâ konuları hepimizin üzerine odaklanması gereken konular haline geldi” şeklinde konuştu.
Türkoğlu, dijitalleşmenin daha iyi anlaşılması için bazı soruların cevaplandırılması gerektiğini de belirtti. “Niye böyle bir devrim var? Niye dijitalleşme konuşuluyor? Bizim için neden önemli? Makro ve mikro ekonomiye yansıması ülkemize, sektöre katkısı ne?” diye soran Türkoğlu şöyle devam etti: “Bu soruları sormadan dijitalleşmeyi konuştuğumuzda sadece iki tane sistemi birbirine bağladığını düşünebiliyoruz. Ancak meseleye daha büyük perspektiften bakmamız lazım. Birçok insan şirket dijitalleşmenin içerisinde ortada bulunabileceğini düşünüyor. Ancak bir ve sıfır kavramı gibi bir metaforla karşı karşıya kalıyoruz. Artık dijitalleşmeye adapte olamayanlar rekabette tamamen siliniyor. Dijitalleşmeye full entegre olmuş olanlar rekabette büyük bir adım atıyorlar. Eğer biz ciddi anlamda dijitalleşmeye önem verirsek gelirlerimizde inanılmaz bir artış olabileceğini, marka bilinirliğinde şirketimizin değerini artırabileceğimizi, süreçlerimizi optimize ederek üretim kalitemizi arttırabileceğimizi görürüz.”
Fatih Türkoğlu, dijitalleşme konusunda önemli vizyonlar ortaya koyan devletin, Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi, Sanayi ve Teknoloji Strateji, Dijital Türkiye Yol Haritası, Akıllı Ulaşım Sistemleri Eyle Planı, Akıllı Şehirler Eylem Planı gibi dokümanlarla sektörü yönlendirmeye çalıştığına dikkat çekti. Dijitalleşme konusunda bilgilenmek isteyen kişilerin bu dokümanlardan faydalanabileceğini belirten Türkoğlu şöyle devam etti: “Dijitalleşmek için emek sarf edelim. Her noktada sizlere partnerlik edecek birilerini bulmak artık çok kolay. Biz Türk Telekom olarak yanınızda olmaya çalışıyoruz. Türk Telekom’u birçok kişi sadece network sağlayıcı olarak biliyor. Ama Türk Telekom bu evreni kapsayacak şekilde, sizlerin dijital dönüşümünüzde lider bir siber güvenlik sağlayıcısı olarak Türkiye’nin enlerini yerine getiren bir teknoloji şirket olarak yanınızda. Atak durumlarına karşı yerli firmalarla üniversitelerle yaptığımız çalışmalarla siber kümelenmenin en büyük ortağı olarak çalışmalarını yürütüyor. Bulut dönüşümü göz ardı edilemeyecek bir durum haline geldi. Türk Telekom güçlü veri alt yapılarıyla bu alanda hizmet vermeye çalışıyor. Diğer yandan dijital dönüşümde değer yaratan pozisyondayız. 10 binden fazla projeyi hayata geçiren bir kurumuz. Türkiye’nin her yerinde 200’den fazla iş ortağımızla herkesin en iyi yetkinliklerini bir araya getirerek müşterilerimize çözüm üretmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla sadece bizi bir network sağlayıcısı olarak değil uçtan uca çözüm sağlayıcısı olarak görmenizi rica ediyoruz. Akıllı şehir ve ulaşım sistemlerinde uzmanıyız. 13 şehrin dönüşümünde bizzat rol almış liderlik etmiş bir kurumuz. En büyük projelerimizden bir tanesi Çanakkale Otoyolu. Dolayısıyla gurur duyduğumuz bir projenin parçası olduğumuz için çok mutlu hissediyoruz.” Türkoğlu, Türk Telekom’un eğitim, enerji, siber güvenlik otomasyon alanında yapmış olduğu dijitalleşme çalışmalarıyla ilgili örnekler de verdi.

Dijital dönüşüm deneyimlerini paylaştılar
Teknoloji ve İnovasyon Buluşmaları’nda İş Dünyası Liderleri Teknoloji Dönüşüm Deneyimlerini de katılımcılarla paylaştı. Moderatörlüğünü Türk Telekom Kurumsal Müşteri Çözümleri Satış Direktörü Basri Tatar’ın yaptığı panele Kale Holding CIO’su Murat Erez, Doğanlar Holding Grup IT Direktörü Fatih Özengin, Çanakkale Otoyol Aş. Mühendislik Müdürü Ferruh Aytekin konuşmacı olarak katıldı. Basri Tatar, Çanakkale’nin ülkemizi açısından kritik önemde bir şehir olduğuna dikkat çekerek, “Bu etkinliği düzenleyen ICT MEDIA ve sponsorluğunu gerçekleştiren Türk Telekom’a teşekkür ediyoruz” dedi. Murat Erez ise Kale Holding’in dijital dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi verdi. Kale Grubunun daha çok Kalebodur, Kalekim gibi markalarla bilindiğini söyleyen Erez, “Aslında Kale Grubunun çok da öne çıkmayan, duyurulmayan savunma ve havacılık tarafında önemli yatırımları var. Kale Arge firması jet motorları üretiyor. Milli projelerimizde uçan nesneleri destekleyecek motorlar yapıyor. Milli piyade tüfeğinin tasarımı ve üretimi Kale Grubu tarafından gerçekleştiriyor. O yüzden yapı kısmıyla öne çıkmış olsa da farklı farklı alanlarda faaliyeti olan bir gruptan bahsediyoruz. Teknoloji ve üretim ağırlıklı bir gurubuz. Zor olanı üretim diye zamanın şartlarında zor olana talip olan bir grup olarak adlandırabiliriz, Kale Grubu’nu” dedi. Erez, dijitalleşmeyle birlikte tedarik sürecinde yaşananları “değişim zinciri’” olarak adlandırdı. Erez, şunları söyledi: “Tedarik zincirinin öğelerine baktığımız zaman bütün öğelerinin değiştiğini görüyoruz. Bir üreticinin en önemli amacı ürününü en iyi şekilde ulaştırabilmektir. Müşteri değişiyor, dijitalle birlikte herkes gözünü açtı. Köylü de olsa, kasabalı da olsa internet vasıtasıyla Korelilerin evini nasıl tasarladığını görüyor. Hiç beklemediğiniz yerlerde hiç beklemediğiniz taleplerle karşılaşabildiğiniz şekilde evrimleşiyor müşteri. Müşteri değişiyor, ürün değişiyor, bunları sağladığımız üretimin dinamikleri de değişiyor. İnsanlar kendine özel kişiselleşmiş ürünler istiyor. 65 yıl önce Kale Seramik 3 renk tek ebat ürün üretirmiş. Şu anda her yıl yaklaşık 2500 tane temel ürün, özellikleri nitelikleriyle farklı 10 binlerce ürün portföye giriyor, her bir müşterini kendine özel siparişlerin üreten bir üretim yapısıyla üretmeniz gerekiyor. Tedarik zinciri, değişim zinciri dediğimizde bunun altında hem teknoloji teknolojinin de insan kültürünü değiştirmesi yatıyor. Ben açıkçası bundan bir işletmenin etkilenmemesinin mümkün olmadığını düşünüyorum.” Erez, holding olarak yatırım harcamalarında en büyük kalemi dijital dönüşümün oluşturduğunu bildirdi. Erez “Biz de değişmeyen tek şey 65 yıldır seramik üretiyor olmak. Diğer alanlarda sürekli bir değişim içindeyiz. Daha hızlı değişmeye devam edeceğiz” dedi.

Doğanlar Holding Grup IT Direktörü Fatih Özengin isegünümüzde müşteriye ulaşmak için ticari kurumların yapması gereken en önemli şeyin mümkün olduğu kadar çok farklı kanalı kullanmak olduğunu söyledi. Dijitalleşmeyle birlikte geleneksel kanallara yenilerinin eklendiğini belirten Özengin, “Bütün bu kanallardan müşteriye tutarlı bir yaklaşım sergilemek çok önemli. Her kanaldan ürün içeriğinin, ürünün kendisini, ürün kampanya bilgilerinin tutarlı olması çok önemli. Bunu yaptığınız zaman doğru kanal yönetiminde iyi bir başlangıç yapmış oluyorsunuz. Burada yaşanan bir tutarsızlık baştan aşağıya kanal yönetiminde bir sorun yaşamış oluyorsunuz” dedi. Bir üreticinin Dünyada, Türkiye’de her lokasyona erişmesinin mümkün olamayacağına dikkat çeken Özengin şöyle devam etti: “Bu durumda bayi ve mağazanızın olmadığı lokasyondan gelen siparişe de ulaşmanız gerekiyor. Burada chatbotlar devreye giriyor. Herhangi bir lokasyondan sipariş geldiği zaman en yakın lokasyondan bu sipariş karşılaşıp satış gerçekleştirilebiliyor. Bu çok önemli sinerji katıyor, bayi ve mağaza zincirine. E-ticaret kanalları ve bot kanalları satış uzmanların olamadıkları, bulunmadıkları lokasyonlardaki siparişleri değerlendirmelerini sağlıyor. Diğer bir önemli konuda 3 boyutlu ürün konumlandırmak. Müşteri artık ürünleri kendi lokasyonunda deneyimlemek istiyor. Ürünü 3 boyutlu, farklı renklerde görebilmek istiyor. Hatta renkleri kendi lokasyonundaki renklere göre değiştirmek istiyor. Bunu da uyguluyor olmak bir avantaj katıyor. Diğer önemli bir konuda online kiosklar yani mağaza içi satış kanalları. Müşteriler online kiosklarda ürün bilgileri kampanya bilgilerine kolayca ulaşıyor. Hatta bu merkezlerde satış da yapılabiliyor.” Fatih Özengin uzun dönemde rakiplere karşı üstünlük sağlayabilmek için farklılaşmak ve operasyonel verimliliğin önemli olduğunu da vurguladı. Farklılaşmak için en önemli yatırımın “talebi tahminlemek” üzerine yapılan yatırımlar olduğunu belirten Özengin, “Sattığınız veya verdiğiniz ürün veya hizmette talebi tahminleyebilmek çok önemli. Şu an ticari birçok kuruluş talebi tahminlemeye çalışıyor. Rekabette diğer ikinci önemli bacaksa operasyonel verimlilik… İlk bacak dışarıya yönelik, ikincisi ise içeriye yönelik… Yani maliyette avantaj sağlayarak öne geçmek. İki konumda da tahminlemeye önem veriyoruz. İlk kısımda nihai tüketiciyi iyi analiz etmek gerekiyor. Burada demografik bilgilerde öne çıkıyor. Bu pazarı ve ürünü siz geliştiriyorsunuz. Yeni bir pazara yeni bir ürünle girdiğinizde karlılık oranlarınız artıyor. Müşterilerinizden geri bildirimler aldığınız zaman ürününüzü daha da geliştiriyorsunuz.” şeklinde konuştu.
Çanakkale Otoyol AŞ Mühendislik Müdürü Ferruh Aytekin ise Türkiye’nin en önemli projelerinden Çanakkale Köprüsü hakkında bilgi verdi. “Çanakkale Köprüsü basit bir altyapı projesi değil, Türkiye’nin bir ikonu haline geldi” diyen Aytekin köprüyle ilgili teknik bilgileri paylaştı. Aytekin köprünün küresel, ulusal ve yerel katkıları hakkında ise şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin de iştirak ettiği bir kuşak bir yol projesi var. Çanakkale köprüsü bu hattı bağlayan bir bağ. Marmara bölgesinde 9 şehir var. Bölge nüfus ve ticaretin yoğunlaştığı bir bölge. Diğer bağlantılarla birlikte köprü Marmara bölgesindeki ulaşım ağını birbirine bağlayacak. Bu hat tamamlandığında hem ticarete katkı verecek hem de endüstriyel bölgelerin Avrupa’ya bağlanmasına katkı sağlayacak. Yerelde de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacak. Çanakkale köprüsü oldukça inovatif teknolojileri de bünyesinde barındırıyor. Yollar sadece yol değil. Nasıl ki beyin sinir ağları vasıtasıyla vücudun üzerinde her yerden haberdar oluyorsa, köprüde binlerce sensörle donatılmış durumda. Bu sensörler köprü üzerindeki olumlu olumsuz her türlü davranıştan bizi haberdar ediyor.” Ferruh Aytekin dijitalleşmenin şirketlere katkısını “yapım” ve “işletme” olarak ikiye ayırdı. Aytekin şunları söyledi: “Çanakale Köprüsü inovatif teknolojilerin tek merkezden takip edildiği bir merkezden yönetiliyor. İşletme olarak biz bunun faydasını görmekle birlikte yolcularda görüyor. Bir de bunun yapım tarafı var. Bu işler için büyük miktarlarda malzeme kullanılıyor. Teorik hesaplamalarla gerçekler arasında fark var. Bunu da kapatabilen big data. Yüz yıllık bir köprü yapıyoruz. Yüz yıl sonra gelecek yükleri tahmin etmeye çalışıyoruz. Burada da big data bize bu bilgileri sağlıyor.”