SmartMessage geliştirdiği teknolojiler birçok kuruma çok kanallı iletişim platformu hizmeti sunuyor. Dünya genelinde özellikle finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde lider firmalara hizmet veren SmartMessage’ın kurucu ortak ve CEO’su Oğuz Küçükbarak sorularımızı yanıtladı.
Şirket olarak hangi teknolojileri sunuyorsunuz? Bu teknolojiler kurumlara ne tür avantajlar sağlıyor?
SmartMessage, yirmi yaşına doğru emin adımlarla yürüyen global bir yazılım teknolojileri şirketi. Uzmanlığımız olan pazarlama alanında tüm dünyada iki bini aşkın firmaya hizmet sunuyoruz. Özellikle kurumların kitleleriyle olan iletişimini daha etkin hale getiren omnichannel pazarlama platformumuzla daha verimli kampanyalar ve bildirimler yapılmasına olanak tanıyor, chatbot ve pazarlama otomasyonu gibi yenilikçi teknolojileri kullanabilmelerini sağlıyoruz. Müşterilerimiz tek bir platformdan kolayca dijital kanallardaki tüm aktivitelerini sürdürebiliyor, çalışmalarını monitör edebiliyor ve detaylı raporlarla verimi daha da artırıcı aksiyonlar alabiliyor.
En çok hangi sektörden şirketler hizmetlerinizden yararlanıyor? En iyi geri dönüşleri hangi sektörlerde alabiliyorsunuz?
Geniş kitlelerle iletişim kuran tüm kurumlar sektörden bağımsız bizim için potansiyel müşteri özelliğinde. Ama tarihçemize baktığımızda özellikle finans ve bankacılık alanında ciddi bir başarımız olduğunu görüyoruz. Şu anda Türkiye’de ilgili sektörlerde penetrasyonumuz çok yüksek. Yine sigortacılık alanında geniş bir portföye sahibiz. Bu iki sektörle uyum ve geri dönüş açısından on yıllarla ifade edilebilecek çok verimli ilişkilerimiz söz konusu. Bunun dışında perakende, otomotiv, enerji, inşaat, eğitim ve sağlık alanlarında da sektörlerinin öncü kurumlarına hizmet veriyoruz.
Dünyayla kıyaslandığında Türkiye’deki pazarlama teknolojileri ne durumda?
Dünyayla kıyaslandığında Türkiye’de pazarlama teknolojileri alanının gelişmekte olan bir alan olduğunu görüyoruz. Bizim gibi global pazarda da hizmet sunan firmaların sayısı artıyor. Bunda yerli firmaların yeni teknolojileri hızlıca adapte etmeleri de önemli rol oynuyor. Özellikle küresel dev firmalara göre daha çevik ve esnek olmak zaman zaman büyük avantajlar getiriyor.
Pazarlama teknolojileri alanında gelecekte ne gibi değişimler bekleniyor?
Özellikle pandemi döneminde “müşteri deneyiminin” “dijital deneyime” dönüştüğünü hep birlikte gözlemledik. Bu bağlamda pazarlama teknolojileri de dijital deneyimlerin daha mükemmelleşmesi için yenilikçi hamlelerini sürdürecek. Özellikle makine öğrenmesi ve yapay zekâ gibi teknolojilerle verinin daha etkin analiz edilmesi ve tüketicilerin gerçek zamanlı takibi daha verimli iletişimlere olanak tanıyacak. Yeni müşteri modeline en hızlı uyum sağlayacak alanlardan birinin pazarlama teknolojileri alanı olacağını düşünüyoruz.
Kamuda iletişim teknolojilerine yatırımları nasıl değerlendiriyorsunuz?
T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri Yatırımları 2021 raporuna göre bilgi ve iletişim yatırımlarına 2021’de 5 milyar 888 milyon TL ödenek ayrılmış durumda. 2020 rakamı 4 milyar 85 milyona göre önemli bir artış söz konusu. Kamunun özellikle yurtdışında kolayca rekabete girebileceğimiz bilgi ve iletişim teknolojilerine desteği büyük önem taşıyor. Türkiye’den global dünyaya çıkış yapan yazılım firmalarımızın sayısının artması aslında sektöre daha fazla eğilinirse daha büyük başarıların gelebileceğini gösteriyor.
Yeni teknolojilerin kamu kurumlarında kullanımının ne tür farklar yaratacağını düşünüyorsunuz?
Özellikle verimlilik adına önemli farklar oluşacağını görebiliyoruz. Basit bir örnekle vatandaşlara değişik dijital kanallardan yapılan bildirimlerin ayrı ayrı sistemler yerine tek bir merkezi sistemden yapılması önemli bir fark yaratabilir. Ya da chatbot örneğinden ilerlersek, düzgün planlanmış bir chatbot uygulaması ile vatandaşların sık sorduğu sorunların cevaplanması, belli kurumlardan randevu alması, çeşitli işlemleri birkaç adımda tamamlanması sağlanabilir. Chatbotlar 7/24 hizmet sunabildiğinden özellikle operasyonel yükün azalmasında avantaj getirebilir.
Gelecek yıla dair hedefleriniz neler? Yeni yatırımlarınız gündemde mi?
Öncelikle global genişlememizi sürdürmek ana hedeflerimiz arasında geliyor. Geçen sene Singapur, Güney Afrika, Şili, Çekya, Suudi Arabistan gibi ülkelere yatırım yaparak global ağımızı daha büyük bir coğrafyaya yaydık. Bu yıl da Kuzey Afrika ve İngiltere yatırım planlarımız arasında geliyor. Özellikle istihdam yatırımını çok önemsiyoruz. Ekibimizin sayısını ikiye katlayarak daha da verimli iş üreten bir firma hale gelmek istiyoruz.
Global olarak büyüyen bir şirketsiniz bu noktada insan kaynağı sizin için ne anlam taşıyor?
İnsan kaynağı bizim için çok önemli bir başlık. Bu konuda çok önemli yatırımlar yaptığımızı söyleyebiliriz. Özellikle kurum kültürünü geliştirmek, çalışanlarımızın daha keyifli ve verimli çalışmasını sağlamak için yeni uygulamalarımızı devreye soktuk. Çalışanlarımıza tamamen dışarıdan ya da hibrit çalışma özgürlüğünü sunduk. Genel eğitimlerin yanı sıra LinkedIn Learning’i ekibimizin kullanımına açtık. İstihdamda yatırımlarımız sürecek. Ekip, ürün ve hizmet olarak global dünyada daha güçlü bir marka olarak ilerlemeyi hedefliyoruz.