Bilgi Güvenliği Derneği tarafından düzenlenen 15. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı 19-20 Ekim 2022 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek. Konferansın bu yılki ana teması "Sanal Evrende Siber Güvenlik” olarak belirlendi. Türkiye'de bilgi güvenliği ve kriptografi alanlarında çalışan araştırmacı ve bilim insanlarını bir araya getirecek konferansta uzmanların konuşmalarının yanısıra akademik bildiriler de sunulacak.
Bilgi Güvenliği Derneği Başkanı Taha Yücel, konferansın bu yılki ana temasının “sanal gerçeklik ortamında bilgi güvenliği ve siber güvenliğin korunması” olduğunu bildirdi. Sanal gerçekliğin artık herkesin bildiği ve etkilenmeye başladığı bir ortam olduğuna dikkat çeken Yücel, “Sanal gerçeklik, yeni fırsat ve imkanlarla birlikte siber güvenlik açısından çeşitli risk ve sakıncaları da beraberinde getiriyor. Konferansta değerli katılımcılarımız ve akademisyenlerle birlikte konuyu masaya yatırıp, enine boyuna tartışacağız. Konferansın ilk gününde katılımcıların konuşma ve sunumları yer alacak. İkinci gün ise akademik bildiriler sunulacak. IEEE destekli bir konferans olduğu için sunulan bildiriler, uluslararası Science Citation Index'e de giren ve akademik değer taşıyan niteliklerde olacak. Bu özelliğiyle konferansımız son derece önemli ve Türkiye'de alanında tek olmasıyla dikkat çekecek” dedi.
Aynı zamanda ASELSAN Teknoloji ve Strateji Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı da olan Taha Yücel, mahremiyetin gerçek hayatta olduğu gibi sanal alemde de korunması gerektiğine dikkat çekti. Sanal gerçeklik gözlüklerinin üzerinde bulunan kamera sisteminin bulunduğu alanı da taradığını bildiren Yücel şunları kaydetti: “İnternete bağlı her cihaz sağladığı kolaylıkların yanında siber güvenlik açısından riskleri de beraberinde getiriyor. 5G ve ötesinde yaşanan teknolojik gelişmeler bu riskleri daha da arttırıyor. 5G ile birlikte artık fabrikalarda pek çok cihaz birbirleriyle haberleşiyor, üretim çok daha verimli hale geliyor, akıllı evler ortaya çıkıyor. Makineler birbirleriyle haberleşiyor, otonom araçlar devreye giriyor. Bunların hepsi bağlantı sayesinde oluyor. Tabi bu bağlantılar bir şekilde kırılır, hacklenir veya kötü niyetli kullanıcılar tarafından ele geçirilirse ciddi tehdit ortaya çıkabilir. Aynı şekilde savunma sanayii alanına da bakarsak siber güvenlik ve metaverse ortamında pek çok uygulamalar var ve bu uygulamaların ciddi biçimde korunması gerekiyor. Bu noktada öncelikle güvenlik açıklarının nerelerde oluştuğunu belirlememiz şart. Şu an gözlüklü bir sanal gerçeklik ortamındayız. İleride belki holografi benzeri daha farklı ortamlar da oluşacak. Unutmamamız gereken nokta ise şu: Taktığınız metaverse gözlüğü üzerinde aynı zamanda ortamı algılayan bir kamera taşıyor. İnsanlar daha önce bilgisayarlarının kamerasını kapatarak kullanırlardı. Burada öyle bir lüksünüz yok! Çünkü onu kapattığınız zaman cihaz çalışmıyor. Yani belki de en mahrem ortamınızı gözlemleyebiliyor. Onun için burada prensip şu olmalı; nasıl evinizde yatak odasına tanımadığınız, bilmediğiniz insanları almıyorsanız, bu tür cihazları kullandığınız ortamların da aynı şekilde mahremiyetine dikkat etmeniz gerekir.”